Fenerbahçe-Austria Wien maçı sonrası yeni transferi övdü: Güzel oyunuyla tribünün kalbine yerleşti

UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında Fenerbahçe, Viyana’da 2-0 mağlup ettiği Austria Wien’i Kadıköy’de konuk etti. 90 dakika boyunca atak ve üstün bir futbol sergileyen sarı-lacivertli ekip İrfan Can Kahveci’nin oyunuyla yıldızlaştığı karşılaşmadan 4-1 galip ayrıldı. İki maçta rakibine toplamda 6-1’lik üstünlük sağlayan sarı-lacivertli ekip, UEFA Avrupa Ligi gruplarına kaldı. 

Karşılaşmanın ardından spor yazarlarının görüşleri şöyle…

HEYBETLİ TUR – ERCAN GÜVEN (MİLLİYET)

“Malumun ilamıydı aslında… Fenerbahçe’nin Viyana’da cebine koyduğu turu Kadıköy’de Austria Wien’e teslim etmesi için “futbolun kör talihi” bile yetmezdi. Dinamo Kiev gibi dengi değildi ki Austria Wien…“Jesus Ustanın” elindeki üç takım çıkacak kumaştan bir tane şık urba bekleyen Fenerbahçe’ye göre birkaç beden küçüktü. Yazık edilen Şampiyonlar Ligiydi ama bir ayağını Avrupa Ligi’ne koyarak yine de Jorge Jesus’un “büyük takım” tanımı içinde kaldı Fenerbahçe. Hem de tüm heybetiyle. Fizik, taktik, tempo, istek, her bakımdan üstündü Fenerbahçe. Sekiz maçta 27 oyuncuya forma şansı veren Portekizli Hoca yine takımın yarısını değiştirmiş ama Fenerbahçe’nin oynadığı futbol değişmemişti. Baskı yapıp topa sahip olduğunda çabuk ve direkt rakip kaleye giden, gerektiğinde hızla kanat değiştiren, duran top organizasyonlarına çalışmış bir Fenerbahçe… İlk devre 4-0 bitmediyse rakip savunmacıların son anda yaptıkları kritik hamleler yüzündendi. Galiba Fenerbahçe’nin çalışması gereken bir tek şey vardı; o da ilk devrenin uzatma dakikasında taç organizasyonundan yediği basit gol.

‘PERES İYİ FUTBOLUYLA TRİBÜNLERİN TAKDİRİNİ KAZANDI’

Fenerbahçe’nin ilk yarıda attığı iki golün ilkinin içinde bolca şans unsuru vardı ve İsmail’in uzaktan şutu rakibe çarpıp kaleciyi kontrpiyede bıraktı ama İsmail’e o şutu çektiren ö zgüveni yabana atmamak lazım. Fenerbahçe oynayanın ve izleyenin keyif aldığı hale geldikçe bu özgüven viral oluyor besbelli. Lemos, Peres bile uzaktan şansını denemekten geri durmadı. Peres iyi futboluyla tribünlerin takdirini kazanan Fenerbahçeliydi. İsmail ve Crespo’nun ön bölgeye destekleri bitip tükenmedi maç boyunca. Alioski ile maçın en çalışkan adamı Crespo anlaşması hem ümit verici hem de yeni rotasyonları zorlayacak boyuttaydı. Savunmada Osayi’nin Lemos’a, Alioski’nin Peres’e destekleri de öyle. Dünkü güzel oyunuyla tribünün kalbine yerleşti Peres. Austria Wien’in devreyi 2-1 yapan golünden önce ikinci gol en çok ihtiyacı olan Fenerbahçeliye kısmet oldu. Üst üste kazanılan üçüncü kornere son kafayı dokunan İrfan Can’dı.

‘JESUS, İRFAN VE MERT HAKAN’I KAZANDI’  

Kaybedecek bir şeyi kalmayan Austria Wien ikinci devreye iki ofans alarak başladı… Ama ne fayda! Fenerbahçe rakip kaleyi ablukaya aldığı ikinci yarıda kaleciyi önde gören İrfan Can’ın ikinci muhteşem golü bitirdi Austria Wien’i. Basın toplantısında “İrfan ile Mert Hakan’ı kazanmam lazım” diyen Jesus, İrfan’ı kazandıktan sonra Mert Hakan’ı da oyuna soktu. Ardından Arda girdi. İrfan ve Crespo’yu hak ettikleri tribün alkışlarıyla dışarı aldı Hoca. Ve birkaç dakika sonra nefis golüyle Mert Hakan’ı da kazandı! 4-1’dan sonra artık bir şölene dönen maçta Szalai ile Valencia ve Emre Mor’un değişimi, tüm futbolcuların her an oynayacağı mesajıydı sadece. Avrupa Ligi grubu hayırlı olsun Fenerbahçe’ye.”

JESUS İYİ Kİ GELMİŞ – ERMAN ÖZGÜR (FANATİK)

“Fenerbahçe futbolun tüm doğrularını sahaya yansıttı maçın ilk yarısında. Topu rakip sahaya taşırken, rakip sahada yardımlaşmada, topun hızını ayarlarken, pozisyona girme becerisi, duran top organizasyonu ve hepsinden önemlisi ilk maçın skoruna hiç takılmadan yüksek konsantrasyonla neredeyse kusursuzdu. Jesus’un ‘İdeal kadro diye bir şey yok’ söylemi hayat buldu ve son maçın 11’inden değişen 7 oyuncuya rağmen oynanan oyun, İsmail Yüksek ve İrfan Can’ın golleri ile Avusturya Wien’e bir devrede havlu attırdı. Martins’in nazar boncuğu misali uzatmalarda gelen golüne rağmen Fenerbahçe 2. yarıyı da aynı konsantrasyonla oynadı. Futbolda ikililer bir takımın seviyesini en çok belirleyen detaylardan biridir ve Fenerbahçe Alioski-Rossi ve İsmail Yüksek-Crespo gibi özel ikili performansları ile maçın kontrolünü hep elinde tuttu.

‘GÖĞSÜMÜZÜ KABARTAN BİR OYUN’

Savunmada ise Luan Peres harika bir akşam geçirdi. İrfan Can istikrar problemini çözebilirse özellikle attığı 2. golle de bu takım için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Mert Hakan oyuna girip ‘Ben de buradayım’ dedi. Kısacası Fenerbahçe, Avrupa’da göğsümüzü kabartan bir oyunla, net bir skorla gruplara kalmayı başarırken, rakibe göre dizilişleri, oyuncu seçimleri ve tüm oyuncuları kullanarak performans alma becerisi ile Jesus’da iyi ki gelmiş dedirtti.”

İDMAN NİYETİNE – FAİK ÇETİNER (FANATİK)

“Austria Wien’nin daha ilk maçta Fenerbahçe’ye rakip olamayacağını görmüştük. Viyana’daki maçın skor rahatlığı ve rakibin kapasitesi yüzünden rövanş oyunu Fenerbahçe adına idman niyetinde geçti. İlk yarı biterken Martins’in attığı kafa golüne takılmayın. Ben yıllardır her hücum girişiminde ofsayta yakalanan bir Avrupalı takım görmedim. Skor avantajı Jesus’a rotasyon yaptırmış, 3’lü defans Lemos-GustavoPeres’ten oluşmuş, önlerine Crespo ve İsmail’i koymuş, kanatlara da Osayi ve Alioski’yi atmıştı. Önde baskıda, rakibin düşük kalitesi yüzünden Fenerbahçe oyun içinde hiç zorlanmadı. İlk 15 dakika dolmadan İsmail’in kaleye yolladığı top rakibe çarpıp şandele dönüşünce önde olan kaleci avlanıverdi. İsmail Yüksek demişken devam edelim. İyi niyetli, mücadele ediyor ama girdiği her ikili mücadele riskli ve tehlikeli.

‘GALİBİYET GÜZELDİR’

Maçın 2. golü, uzun bir aradan sonra formasına kavuşan İrfan Can’dan geldi. Oyunun öne çıkan isimlerinden biriydi. Mükemmel servisler yaptı.Hele attığı 2. gol tam jeneriklikti. İrfanCan gibi, Crespo ve Alioski de ‘yerimiz kulübe’ değil dediler. Bakalım Jesus haftaya onlara ilk 11’de yer açacak mı? Jesus mecbur kalmadıkça hamle yapmayı sevmiyor. Sahaya sürdüğü 11’e uzun süre el atmadı. Zaten kurt hoca da sahadaki oyunun idman gibi geçtiğini hepimizden önce görüyordu. Son 15 dakika sahaya sürülenlerden en mutlusu Mert Hakan oluyordu. Oyuna girer girmez, attığı mükemmel golle adeta dönüşünü kutladı. Rakip kim olursa olsun, galibiyet güzeldir.Hele bu galibiyetler ülke puanıma katkı yapıyorsa… Tebrikler Fenerbahçe, yolun Avrupa’da açık ve şanslı olsun.”